|
Kış günlerinde
mısır patlatıp sadece birbirimize sarılıp oturmak için
seyrettiğimiz abuk Amerikan filmlerini.
Bana "prensesim"
deyip burnumu sıkmanı.
Geceleri
beni uyutmak için anlattığın küçük masalları Geç saatlerde
eve geldiğimde kokusu sokaklara dağılan, üşenmeden yemek
kitaplarından bakarak pişirdiğin leziz yemekleri.
Tasarımlarıma
çay dökmeni.
Son sigaranı
benimle paylaşırken homurdanmanı.
Seninle
yalnız kalmak istediğimde "dış kapının anahtarını
yine kaybetmişim, tüh içerde kilitli kaldık" numaralarını
ve ardından senin o ilginç mimiklerinle söylediğin "şımarık
şey" lafını.
Kalabalık
arkadaş topluluklarımızda odanın en uzak köşelerindeyken
ellerinle kalbinin ne kadar hızlı attığını anlatmaya
çalıştığın anları.
Evimize
yaklaşırken geriye doğru saymanı, kendini güç bela koltuğuna
attığında koltuğun ayağını kırmanı.
"Çok
çok prensesim, hem de çoook çok" demeni.
Pijamalarını
kaldırdığın yeri sürekli unutmanı.
Her makyaj
yaptığımda illa bir kusur bulmanı.
Çoraplarımdan
kukla yapmanı.
Bana hissettirmeden
fotoğraflarımı çekmeni ve onları tab ettirdikten sonra
yastığımın altına bırakmanı.
"Biz"
kavramını bana açıklamanı.
Birlikte
badana yapıp evimizi temizlemeyi.
Odamızdaki
dolaplara, çekmecelere, kıyafetlerimin arasına sakladığın
sevgi sözcükleriyle dolu küçük not kağıtlarını.
Üzüldüğüm,
mutsuz olduğum anlarda dizlerine yatıp ağlamayı, beni
neşelendirmek için türlü şaklabanlıklar yapmanı ve her
zaman beni mutlu etmeyi başarabilmeni.
Saçlarımı
taramanı Traş köpüğünü saç şekillendirici köpükle karıştırmanı.
Saçlarını
tararken kendine övgüler yağdırmanı.
Kravatını
bağlarken bana sımsıkı sarılıp defalarca burnumu öpmeni.
Küçük tartışmalarımızda
yatağa oturup o masum tavrınla ayıcığımızı kucağına
alarak beni şikayet etmeni.
İnsanlara
duyduğun saygıyı.
Çay fincanıma
sigaranın külünü silkelemeni.
Tavlada
hep bana yenilmeni.
Kulağıma
fısıldadığın sözleri Her sabah giyeceğin kıyafetleri
hazırlamayı.
Kazandığın
her davandan sonra "Aklımda olmasan kazanamazdım"
demeni.
Annemle
saatlerce sürek telefon konuşmalarımızı kıskanmanı.
Odamızı
beyaz güllerle donatmanı.
Derslerimi
anlayabilmek için sorduğun komik soruları.
Saçlarını
yıkamayı.
Sınav öncelerinde
arkadaşlarımla ders çalışırken bize çay servisi yapmanı.
Resimlerimi
çizmeni.
Yastığa
dökülen saç tellerimi bir zarfta saklayarak yanımda
taşımanı.
Babama
karşı abartılı hoş sözler söylemeni.
Sadece gözlerimizle
konuştuğumuz zamanları.
Beni, benden
fazla düşünmeni.
Elektronik
aletleri tamir ederken sigortaları attırdığın zamanlardaki
yarı şaşkın yarı suçlu ifadeni.
Fincanlarımızın
üstüne ismimizi yazmanı.
Temizliğe
düşkünlüğünü.
Hastalandığım
zamanlarda etrafımda pervane olmanı "minik bebeğime
uf olmuş" demeni.
Paylaşmaya
ihtiyaç duyduğum mutlu mutsuz her anımda seni yanı başımda
bulabilmeyi.
Pırıltısının
yüzüne yansıdığı kalbini.
Pembe dizileri
seyrederken televizyonun sesini kapatıp dublaj yapmanı.
Ellerimle
çiçekler çizmeni.
Seni seyretmeyi.
Evimizden
son kez çıkarken "Bir hafta çok zor geçecek ama
geçecek prensesim" dediğin anı...
Her şeyinle
seni, her şeyinle bizi...
Çok özledim
birtanem...
|